Altıncı hastalık, HHV-6 veya HHV-7 etkenleri ile oluşan, daha çok süt çocukluğu ve erken çocukluk döneminde görülen, yüksek ateş ve ateşin ani düşüşünü takiben ortaya çıkan döküntü ile karakterize bir hastalıktır. Gastrointestinal ve üst solunum yolu bulguları, öksürük, servikal ve oksipital lenfadenopatiler, fontanel bombeliği ve nöbetler ise diğer klinik bulgular arasında sayılabilir. İrritabilite, nöbet ve fontanel bombeliği olan vakalar, menenjit ile karışabilmekte, bu vakalarda beyin omurilik sıvısı incelemesi gerekmektedir. 6.5 aylık kız hasta hastanemiz çocuk acil polikliniğine iki gündür olan yüksek ateş nedeni ile başvurdu. Fizik muayenesinde VI: 39 ºC, Nb: 140/dk, SS: 30/dk, ön fontanel 2x2 cm normalden bombe idi. Ek patolojik bulgu tesbit edilmedi. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin: 8.4 gr/dl, beyaz küre: 4500 /mm_, trombosit : 203000 /mm_, periferik yaymasında %65 polimorfonükleer lökosit , %35 lenfosit mevcut idi. İdrar incelemesinde özellik yoktu. Beyin omurilik sıvısı mikroskopik incelemesinde hücre görülmedi, glukoz: 59 mg/dl, eşlik eden kan şekeri : 100 mg/dl, protein: 14 mg/dl idi. Ateş düşürme önerileri ile gönderilen hasta bir gün sonra döküntü nedeni ile tekrar başvurdu. Öyküsünden döküntünün ateşin düşmesini takiben ortaya çıktığı öğrenildi. Fizik muayenesinde VI: 37.2 ºC, tüm vücutta yaygın makülopapüler döküntü tesbit edildi. Hastada öykü ve klinik bulgular ile altıncı hastalık düşünüldü. İzleminde, kızamık ve kızamıkçık için gönderilmiş olan serolojik testlerin negatif olduğu ve beyin omurilik sıvısı kültüründe üreme olmadığı öğrenildi. Bu vaka ile, fontanel bombeliğinin altıncı hastalık klinik bulgularından biri olduğu, altıncı hastalığın menenjit benzeri bulgular ile prezente olabileceği, ateş ve fontanel bombeliği ile başvuran, beyin omurilik sıvısı incelemelerinde patoloji saptanmayan vakaların döküntü yönünden izlenmesi gerektiği vurgulanmak istenmiştir.
